| Obezler sürekli yeme arzusu olan bağımlılar olabilirler |
|
|
|
| Yazar Ozkan Altun |
Obezler sürekli yeme arzusu olan bağımlılar olabilirler![]() Yeni yapılan bir araştırmaya göre, uyuşturucu bağımlılarının ilaçlara olduğu gibi, obez insanlar da aynı şekilde yiyeceklere bağımlıdırlar; bu da onların sürekli iştahlarını açıklayabilmektedir. Obezlerin yiyecek bağımlıları olduklarının kanıtları, midelerinde genişleme/gerilme yaparak tok hissetmelerini sağlamak için tasarlanmış elektrikli aletlerle donatılmış 7 obezin beyin taramalarından gelmektedir. 'Mide uyarıcı' olarak bilinen nakledilmiş aletler, mideden beyine uzanan mide sinirine düşük seviye elektrik uyarıcıları veriyor. Alet çalıştırıldığında, mide sinirinin uyarılması midenin genişlemesine ve beyne 'tokluk' mesajı gönderen peptidler üretmesine sebep olur. Amerika Birleşik Devletleri New York - Upton'daki Brookhaven Ulusal Laboratuarından Gene-Jack Wang 'Biliyoruz ki eğer yemek yersek, midemiz beyne mide sinirleri yoluyla bir mesaj gönderir. Yiyeceğin bileşenleri mide duvarına temas eder ve sinyal de beyne 'daha çok' ya da 'daha az' demek için geçer gider.' şeklinde konuşuyor. Wang açıklamasını 'Ama biz sinyalin, beynin hangi tarafına gittiğini merak etmek isteriz' şeklinde yapıyor. Bu nedenle, Wang ve arkadaşları katılımcılara radyoaktif şeker verdiler; böylece onlar da şekerin beyinde hangi noktalarda metabolize edildiğini izleyerek, beynin hangi kısımlarının faaliyette olduğunu görmek için tarayıcı kullandılar. Kokain Arzusu Wang 'Beynin 'açlık merkezi'nin hipotalamus olduğunu biliyoruz; fakat gözlediğimiz şey hayret vericiydi.' diyor. Araştırmacılar, mide uyarıcıları aktif hale getirildiklerinde, hipokampüs diye adlandırılan beynin denizatı şeklindeki kısımlarının harekete geçtiklerini buldular. Wang "[HipoKampüs] hafıza ve mükâfatlandırma sistemine bağlı alandır. Beliren alanlar, madde bağımlılarında uyarılan alanlardı. Kokain arzusunu tetikleyen şeylere çok benziyordu." diyor. Sonuçta 'tokluk' uyarısı almalarına rağmen, hala daha fazlasını arzuluyorlardı. Sihirli Kurşun Bulgular obeziteden kurtulmanın neden bu kadar zor olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor. Wang "Artık yemek yeme kararının duygunun yanı sıra zihinsel olduğunu da biliyoruz. Bu araştırma beynin vücudu nasıl idare etmeye çalıştığını, tersi bir durum olmadığını gösteriyor." şeklinde açıklıyor. Wang "Obez bir insan için diyet yapmak zordur. Çünkü psikolojik olarak mideden 'tokluk' uyarısı alsalar dahi, sonraki 'dozaj'ı alma arzusunu bastıramazlar. Bu tarz insanlar sağlıklı bir insanı doyuracak kadar yeseler bile, aç hissetmeye devam ederler." şeklinde konuşuyor. Wang "Bu da gösteriyor ki obezite için sihirli kurşun bulamayız ve beynin diğer kısımlarını değerlendirmeliyiz." diyor. Amerika-New Jersey-Rahway- Merck'den Steven Heymsfield belirtiyor ki "Yemek bağımlılığının diğer uyarılara baskın gelmesi her açıdan mümkün. Bağımlı olma konusu obeziteyle düşünüldüğünde çok ilgi uyandıran bir fikir oluyor." Journal reference: Proceedings of the National Academy of Science (DOI: 10.1073/pnas. 0601977103) US Craving for Hi-Cal, Low-Nutrient Foods Soaring By E. J. Mundell Amerkialıların önceki 25 yıldakı beslenme biçiminlerindeki değişiklikleri inceleyen üç araştırmaya göre, yemek zili çaldığında, sağlıklı ev yemeklerini bırakarak, her zamankinden daha fazla oranda kalori zengini-besin fakiri aperatiflere, sodalara ve tatlılara yöneliyorlar. Chapel Hill'deki Kuzey Caroline Universitesi'nden Dr. Samara Joy Neilsen tarafından yönlendirilen araştırmacılar durumu "Amerikalılar öğünlerinin bir kısmı olarak, patates kızartmasının, hamburgerin, cheeseburgerin, pizzaların ve Meksika yemeklerinin tüketimini artırdılar." şeklinde özetliyorlar. Sonuçta, son 20 yılda, yemeklerden aperatiflere ve evde yemekten dışarıda yemek yönünde, toplam besin tüketiminin arttığını buldular. Bayan Nielsen bulgularını, yıllık Deneysel Biyoloji 2002 konferansında bu hafta sundu. Nielsen katılımcılara "Obezitenin Amerika'da yükselişte olduğunu biliyoruz ve bunun da iki şeyden: tüm yaş gruplarında besin tüketimini artırmamızdan ve fiziksel etkinliğimizi azaltmamızdan kaynaklandığını biliyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere yönelerek, Bayan Nielsen'in ekibi 1977-78, 1989-91 ve 1994-96 da yapılan ulusal Amerika hükümet besin tüketimi araştırmalarını karşılaştırdı. Ekip, bütün yaş gruplarında, daha çok Amerikalının artık günlük besin ihtiyaçlarını bir yerde oturarak yemek yerine hızlı ve pratik olduğu için aperatiflerle, genelde patates kızartması, bisküvi/kurabiyeler, pizza ve diğer yüksek kalorili yiyecekler gibi gıdasız şeylerle karşıladıklarını buldu. Nielsen 1970'lerin sonlarından bu yana, fastfood restoranlarından yapılan tüketim oranın da oldukça arttığını ekledi. Nielsen, 1977 ve 1996 yılları arasında, 19-39 yaş arasındakilerde ev dışında besin tüketiminin neredeyse ikiye katlandığını; 20 yıl öncesinin %14'üne kıyasla, 1996'da, genç Amerikalıların %28'inin her gün dışarıda yemek yediğini söylediklerini belirtti. Amerika tarım bakanlığından Dr. Alanna Mosfegh tarafından yapılan bir başka çalışma da, favori ve favori olmayan yiyeceklerimizdeki değişikliklere bakarak sonuçları daha da ileriye taşıdı. Dr. Mosfegh, pizza, çikolata ve hamburger tüketiminde yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da büyük artışlar olduğunu buldu. Dr. Mosfegh "Çocuklar sütten soda ve şekerli içeceklere ciddi geçişler yapıyorlar" diye belirtti. 1970'lerin sonlarında, 6-11 yaş arasındaki çocukların %90'ını her gün süt içerken, 1990'larda bunu yalnızca %78'i söyleyebiliyordu. Bununla beraber, aynı yaş grubunda günlük soda tüketimi, 1970'lede %31 iken 20 yıl içinde %46ya tırmandı. Süt ve soda arasındaki savaş, besin fakiri aperatiflerin, az yağlı süt, giderek meyve ve sebze gibi daha sağlıklı yiyeceklerin yerini aldığı Amerika beslenme sistemindeki değişimin bir göstergesidir. Üçüncü araştırmanın yazarı, New York City'deki City University of New York'dan Dr. Ashima Kant,"Biri diğerinin pahasında tüketiliyor" şeklinde konuştu. Çocukların 1988'le 1994 yılları arasında Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırmasında verdikleri cevapları yakından incelerken, 'enerjide yoğun - gıdada fakir' yiyeceklerin artık Amerikalı çocukların %30'dan fazlasının günlük gıda tüketimini oluşturduğunu, tatlandırıcılar ve tatlı ürünleriyle beraber bu oranın %25 olduğunu sonucuna ulaştı. Üstelik çocukların bu tür gıdaların tüketimini belirten cevapları arttıkça, bir veya daha çok vitaminden ya da mineral eksikliği çekmeleri riski de artmaktadır. Kant şöyle bitiriyor "Aperatif yiyecekler, ortalama bir çocuğun yalnızca toplam besinine eklenmek yerine, 'besin zengini' yiyeceklerle yer değiştiriyorlar. Spor salonlarının, az yağlı yiyeceklerin ve toplumsal sağlık kampanyalarının artmasına rağmen, neden Amerikalılar boş kaloriler için her zamankinden daha fazla açlar? Moshfegh bu durumu "Toplum değişiyor, daha hızlı bir yaşam tarzı var, günümüzde restoranların karışımı daha farklı, tüm ortamlarda tüm yiyecek çeşitlerinin bulunması, günümüzde daha öncelikli." sözleriyle açıklıyor. Böylesi kolay ulaşılabilirlik, karşı koymayı zor kılabilir. Mosfegh son araştırmanın sonuçlarına, Amerikalıların yiyecek tercihlerindeki kriterlerini sorgulayarak işaret etti. Araştırmaya katılanların %80'i belirli bir yiyecekte aradıklarının 'lezzet' olduğunu belirtirken, yaklaşık 2/3'ü ise yine de 'gıda'nın da büyük faktör olduğunu belirttiler. Fakat Mosfegh katılımcılara "Bunun her zaman davranışa yansıdığını bilmiyorum." dedi. |
Servisler
Egzersizler
Haftanın Yorumu
Mine :
“spor yapmak bana çok sıkıcı gelirdi 1 yıla kadar.Şimdi sabah 6.00 da kalkıp 1 saat yürüyüş yapıyorum ve gerçekten eğlenceli herkeze tavsiye ediyorum.Yürüyüs ve bol su
”
Özkan Altun
|
| “Bilinçli spor yapın” Şu an bilgi aldığınız kaynak: Egzersiz, anatomi, fizyoloji ve biyomekanik konularında uzman Egzersiz Danışmanı tarafından, yıllar süren bilimsel çalışmalar sonucunda hazırlanmıştır. |
Video Kategorileri
Etiketler
egzersiz fazla vücut kilo sağlıklı kalori enerji kalp beslenme yemek pilates meyve önemli spor hareket egzersizleri kuvvet vücudun diyet besin nefes fiziksel zaman günlük protein yağlı şeker · sırt sağlık antrenman aerobik vitamini kasları fitness yağlar aktivite hareketleri karnitin esnetme kardiyovasküler koşu sporhocam egzersizler karbonhidrat hafif kaslar bitkisel yürüyüş egzersizi egzersizin kalsiyum vücuda esneklik hareketler zihinsel dayanıklılığı göğüs












